AnasayfaGaleriKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Röportajlar

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
...........
...........


Mesaj Sayısı : 589
Kayıt tarihi : 20/07/08

Kendini gör
Başarı:
1000/1000  (1000/1000)
Yarar:
1000/1000  (1000/1000)
Azim:
1000/1000  (1000/1000)

MesajKonu: Röportajlar   C.tesi Ağus. 02, 2008 3:13 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://dizilerfan.yetkinforum.com
yasmin_005
Forumun şekeri
Forumun şekeri
avatar

Mesaj Sayısı : 846
Yaş : 24
Nerden : UŞAK
Kayıt tarihi : 01/08/08

Kendini gör
Başarı:
800/1000  (800/1000)
Yarar:
750/1000  (750/1000)
Azim:
950/1000  (950/1000)

MesajKonu: Geri: Röportajlar   Salı Ağus. 05, 2008 9:16 pm

Gamze Özçelik Röportaj
Gamze Özçelik, InStyle dergisine, artık maneviyatın daha ön planda olduğu bir yaşam istediğini açıkladı. Bir yandan oyunculuğa devam edecek olan Özçelik, diğer yandan umre,hac turları düzenleyen Ottoman Group adlı şirketiyle ilgilenecek.

Dört çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğu Gamze Özçelik. İki ablası ve bir kız kardeşi var. Dolayısıyla Özçelik Ailesi’nin evinden şenlik eksik olmazmış. En çok da Göztepe Parkı’nda koşuştururmuş kızlar. Tabii bir de yaz tatillerini geçirdikleri Kumburgaz günleri var. “Yaz olunca Kumburgaz’da köye giderdik biz. Tarlalarda, ahırlarda oynardık. Çevremiz hayvanlarla doluydu” diye başlıyor anlatmaya Özçelik. “O kadar eğlenirdik ki! Bir çocuğun ihtiyacı olan her şey vardı. Eğer bir gün bir çocuğum olursa onun da bunları yaşamasını isterim” diye de devam ediyor.

O günlerde de Özçelik mahallenin en güzel kızı. “O zaman herkes bir gün büyümemi ve bir güzellik yarışmasında kraliçe seçilmemi beklerdi” derken onunkinin bir çirkin ördek yavrusu hikáyesi olmadığını belirtiyor. Herkesin beklentilerine yanıt vermek için giriyor o da güzellik yarışmasına. Beklenen oluyor, dereceye giriyor Özçelik. Ve yarışmadan bir süre önce yapmaya başladığı sunuculuğa ek olarak dizi setlerinin kapısı aralanıyor.

16 yaşında gelen oyunculuk teklifi onu pek korkutmamış. “Cahil cesareti işte” diye tanımlıyor şimdi bu durumu. Önce birkaç bölüm Haluk Bilginer’in “Eyvah Kızım Büyüdü” dizisinde rol aldıktan sonra asıl teklif Osman Yağmurdereli’den gelmiş. “Kanal D’de bir müzik programı sunuyordum. Orada görmüş Osman Yağmurdereli beni” diyor ve ekliyor: “Setlerde büyüdüm. Çok iyi oyuncularla birlikte projelerde yer almam en büyük şansımdı.”

Şimdilerde “Arka Sokaklar” dizisinin setinde hırsız-polisçilik oynuyor. İkinci bölümü geçtiğimiz günlerde biten “Buzda Dans” yarışmasının sunuculuğunun ise kendisini yorduğunu gizlemiyor: “Ben büyürken hayat görüşüm de zaman içinde değişti, gelişti. Eskiden daha dünyevi yaşadığımı fark ettim. Oysa şimdi bu dünyevi hırsların, egoların ne kadar boş olduğunu anladım. ’Buzda Dans’ ve bu tarz işlerde dünyayı kurtarıyormuş gibi davranılıyor bazen. Konuşulanlar benim için de çok önemliymiş gibi davranamadığım anlar oldu.”

Gamze Özçelik, ikinci sezonu devam eden “Arka Sokaklar”da oynamanın hayatının önemli basamaklarından biri olduğunu özellikle belirtiyor. Bir de dizide sevgilisini canlandıran Uğur Pektaş’la gerçek hayatlarında da 1,5 yıldır birlikte olmaları, karşılıklı sahnelerin inandırıcılığını artırıyor ona göre.

Uğur Pektaş ile Gamze Özçelik çok yakında başka alanlarda da bir arada göreceğiz. Bir sinema filmi ya da yeni bir dizi projesi değil bu. Üç arkadaşlarıyla birlikte Ottoman Group isimli bir şirket kurmuşlar. “Bu şirket umre, hac turları düzenlemek ve emlak danışmanlığı yapmak için kuruluyor” diye başlıyor anlatmaya Özçelik.

Geçen yıl Özçelik, ablası, babası, sevgilisi Uğur Pektaş ve birkaç arkadaşıyla birlikte umreye gitmiş. Döndükten sonra, bu manevi gerçekliği yaşamaları için diğer insanlara vesile olma fikri düşmüş akıllarına. “Bir de emlak bölümümüz olacak. Emlaktan kazandığımızı turlarımızda daha iyi hizmet verebilmek için kullanacağız. Ofisimizi tuttuk ve www.ottomangroup.com.tr internet sitemizin çalışmalarına başladık bile” diyor. Özçelik, kimi insanların bu konuyu duydukları andan itibaren kendisine önyargılı yaklaşabileceklerinin farkında. “Genç yaşta neyin gerçek neyin yalan olduğunu ayırt etmeyi öğrendim. Bundan sonra inandığım birtakım manevi gerçekleri insanların da hissetmesi için onlara vesile olmak istiyorum” diyor.

Bir ara yine satır arasında, Kabe’yi gördüğünde duygulanıp hıçkıra hıçkıra ağladığını anlatıyor. Diğer yandan “Bunları düşünen biri neden oyunculuk ya da popüler bir programda sunuculuk yapar?” diye sorabilecekler için şöyle bir yanıt veriyor: “Ben oyunculuk ve sunuculuktan para kazandım bu zamana kadar ve kardeşlerimin sorumluluklarını üstlendim. Ama şimdi farklı bir kapı açtım. Belki bu yeni yapılanmadan geçimimi de sağlayabilirim. Ne kadar şanslıyım ki henüz 25 yaşındayken bu güzellikleri görmeye başladım. Daha dikkatli yaşamaya ve hareket etmeye özen gösteriyorum ve çok geç olmadan hacca da gitmek istiyorum.”

Hayatta aradığı yolu bulduğu, tüm bunları anlatırken gözlerindeki pırıltıdan ve heyecanından belli olan Özçelik, bu yolda yanında yürüyecek erkeği de bir buçuk yıl önce bulmuş; Uğur Pektaş… O zamandan beri beraber yürüyorlar ve bundan sonra da ortak bir gelecek hayali kuruyorlar. “Biz artık planlarımızı birlikte yapıyoruz. Korku yaşamadan, geleceği düşünmeden adımlarımızı birlikte atıyoruz. İşte de, hayatta da birlikteyiz. Pek çok şey yaşadık ve bir araya geldik. Hayallerimiz ve planlarımız aynı. Ve bunları da birlikte yapmak istiyoruz” derken evlenmeyi düşündüklerini de utangaç bir ifadeyle itiraf ediyor. Henüz erkek tarafı kızı istemeye gitmemiş. Ama Özçelik’in babası Uğur Pektaş’ı tanıyor. Üstelik iyi anlaşıyorlarmış. “Sevgilinizin nesini seviyorsunuz?” diye sorulduğunda “Her şeyini” diye yanıt veriyor.

Çalışmadığım zaman evde vakit geçirmeyi seviyorum. Televizyonun karşısında yayılıyorum. Kendi iç sesimi dinlemeyi seviyorum. Çünkü biz insanlar iş, ev, çocuklar derken aslında kendi gerçeğimizi yaşamayı unutuyoruz. Niye var olduğumuzu bilmiyoruz, tüm isteklerimizi ve yapmamız gerekenleri erteliyoruz. Sonuç: Mutsuzluk ve içinde bir sürü keşke olan cümleler…”

En iyi dostlar: “En iyi dostlarım kardeşlerim, çünkü onların her zaman yanımda olacaklarını biliyorum, onlarla her konuda konuşabiliyor ve sonuna kadar onlara güveniyorum. Gerçek dostluk da böyle olmalı değil mi?”

Evlilik: “Eskiden evliliğe inanmazdım, özellikle günümüz şartlarında. Ama artık doğru kişiyle olursa, iki taraf da birbirine olan saygısını kaybetmemek için elinden geleni yaparsa, yaşamdaki en değerli şeylerden birinin evlilik olduğunu düşünüyorum.”

Hayatımın en iyi anı: Umreye gittiğimde “Kabe’de kılınan her namaz, hayatımdaki en iyi anlardı. Çünkü sonsuz huzur ve temizlik vardı. Sanki zaman duruyordu.”

Anneden en unutulmaz öğüt: “Sürekli söylediği için unutmam zor: ’Kazandığın parayla ev al kızım’ der.”

Eğer bir daha dünyaya gelsem: “Yine aynı annenin kızı olmak isterdim. Çünkü küçükken bizi disiplinle ve ilgiyle büyüttü. Çok güzel bir çocukluk yaşadık. Tam bir öğretmendi, şimdiyse en iyi arkadaşım, sırdaşım oldu. Ona güvenim sonsuz.”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Röportajlar
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Diziler :: Arka sokaklar-
Buraya geçin: